WHO raporları ve Türkiye’ye özgü beslenme rehberinde belirtildiği üzere vücut ağırlığının denetimi ve yeterli ve dengeli beslenme için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesi önerilmektedir. Bu önerilere göre ülkemizde meyve ve sebze tüketiminin yetersiz olduğu görülmektedir. Bunun üzerine birde yanlış saklama, hazırlama ve pişirme işlemleri uygulandığında C vitamini kayıpları artmakta ve yetersiz ve dengesiz beslenmeye neden olmaktadır.

Obezite, kalp ve damar hastalıkları, diyabet gibi kronik hastalıkların oluşma riski de artırmaktadır.

Besinlerdeki C vitamini vücuda alındıktan birkaç saat sonra ince bağırsaklarda emilir. Günlük 64 mg alındırğınında emilimi %98 iken , 180 mg olduğunda %75 olmakta ve bir öğündeki C vitamini miktarının artmasıyla emilim orantılı olarak düşmektedir. Gelişmiş canlıların bütün hücrelerinde bulunmakta ve hücrenin normal görev yapmasında etken olmaktadır. Enfeksiyonlar vücut dokularındaki C vitamini miktarını azaltmaktadır. Yine C vitamininin steroid hormonu sentezinde de görev aldığı bilinmektedir. Kandaki kolesterol düzeyinin düzenlemede etkilidir. Gözde yüksek yoğunlukta bulunur, lensi koruyarak katarakt gelişimini geciktirir.

Cvitamini diğer bazı besin öğelerinin vücutta kullanılmasında görev alır. Demir, kalsiyum, tiamin, ribofilavin, folik asit, pantotenik asit, A ve E vitaminlerinin vücutta kullanımı için gereklidir.
Cvitamini kaynağı besinlere saklama, hazırlama, pişirme için uygulanan işlemler, vitamin kaybına yol açmaktadır. Bol su içerisinde pişirilen sebzelerdeki C vitamini suya geçtiğinden su atılmamalıdır. Sebzelerde ise pişirileceği zaman ayıklanıp veya kesilip hemen az miktarda kaynar suya atılır. Susuz pişirilmesi daha doğrudur.

Neyazıkki meyvelerin saklama koşullarında da bir çok hata yapılmaktadır. Vitam C de bu sayede kaçmış oluyor. Genellikle yapılan en büyük hata meyvelerin oda sıcaklığında bir meyve kasesi içerisinde bekletilmesi oluyor. Oda sıcaklığında bekleyen meyvenin kısa süre içerisinde çüremeye başalar ve onlardan alacağımız c vitamini başta olmak üzere tüm vitamin ve mineraller yok olmaktadır. Meyveler diğer besinlere göre çok daha hassas ürünlerdir, vitaminler içerisinde de en dayanıksızı C vitaminidir. Her meyvenin, depolanabildiği belli bir sıcaklık ve bağıl nem vardır. Ortam sıcaklığı 37 C’ye kadar arttıkça meyvelerin solunum hızı artmakta ve buna bağlı olarak ürünün yaydığı ısı artmaktadır. Vitamin C oksijene karşı hassasiyet gösterir ve bu yüzden meyve ve meyve sularındaki vitamin C konsantrasyonu, oksijene maruz kalınması durumunda düşer.

Yine en büyük yanlış meyvelerin yıkandıktan, kesildikten veya soyulduktan sonra hemen tüketilmemesidir. Meyve ve sebzeler oksijenle reaksiyonu başladıktan sonraki her dakika c vitamini kaybı meydana gelir. Bu durumda oluşan reaksiyon, aynı zamanda sıcaklığa ve asitliğe de bağlıdır. Bu nedenle mümkün olabildiğince soğuk bir şekilde saklanması tavsiye edilir. Buzdolabında muhafaza edilen meyvelerde reaksiyon yavaşlayacaktır ve bir gün sonra bile meyve suyunda hala vitamin C’ye rastlanılacaktır.

Rengi canlı olan sebze ve meyveleri satın alın. Bu nedenle özellikle mevsiminde olan meyve-sebzeleri tercih edin. Gerginliğini kaybetmemiş, yaprakları sararmamış ve rengi canlı olanlarını satın alın. Ezik, çürük, çamurlu ve böcek tarafından yenilmiş olanlarını almayın. Meyvelerdeki zedelenmeler de çürüğe sebep olabilmektedir. Küf oluşumu ve ardından da küflerin ürettiği mitotoksinler çoğalmaktadır. Bu sebeple meyvenin kendi dışında yanındaki meyveyi de çürüttüğü bilinmekte.

Muz haricindeki bütün meyveler buzdolabında delikli kaplarda saklanmalıdır. Sebze ve meyveleri buzdolabının orta rafında saklayın. Sıcaklık arttıkça saklama süresinin azaldığını da unutmayın . Buzdolabınızı 0-4 derece aralığında tutun: Buzdolabınızın iç sıcaklığı 0 – 4 C aralığında derin dondurucu sıcaklığı ise – 18 C ile – 23 C arasında olmalı. Çünkü bakterilerin üremesi 10  C ‘nin altında yavaşlıyor, 4  C ‘de ise duruyor. Portakal, limon, elma, armut gibi meyveler 1-2 hafta, üzüm, şeftali,kayısı gibi meyveler 4-5 gün,kiraz,çilek, dut gibi meyvelerse 1-2 gün buzdolabında saklanabilir.

1 Comment

  1. yasemen goksu diyor ki:

    site yönetimine teşekkür ederim çoğu zaman aradığımız şeyi sitelerde bulamıyoruz oraya buraya yönlendiriyorlar sizin sitenizin içeriği güzel daha çok güncellerseniz sevinirim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir